AİHM Gökhan Köksal Kararı Detaylı Analiz

Gökhan Köksal isimli öğretmenin bireysel başvurusu sonrasında, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi İkinci Dairesi 6 Haziran 2017 tarihli oturumunda aşağıdaki kararı almıştır. Karar 30 maddeden oluşmaktadır. İç hukuk tüketilmediği için başvuru kabul edilmemiştir.

Başvurucu Gökhan Köksal Erzurum 1071 Malazgirt ilkokulunda görevli bir öğretmendir. 672 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilmiştir. 28 Eylül 2016 tarihinde AYM’ye dava açmış davası halen devam etmektedir.

İlgili iç hukuk ve uygulama

AİHM, A. Zihni ve hakimlerin başvurusuna yönelik iç hukuk tüketilmemesi sebebiyle vermiş olduğu ret kararları bulunmaktadır.

OHAL KHK’larının denetlenmesi ile ilgili hukuki bir tartışma bulunmaktadır. AYM geçmiş kararlarında ohalin gerektirdiği konuları içermeyen ve süre kuralına uymayan ve kanunlarda değişiklik yapan OHAL KHK larını denetlemiştir.

AYM tarafından içtihat değişikliği yapılarak dava açılan OHAL KHK’larının denetleme yetkisi olmadığını açıkladı.

AYM önünde 15 Temmuz’dan bu zamana OHAL KHK’ları ile yapılan işlemler sonucu 60 binden fazla bireysel başvuru bulunmaktadır. AYM OHAL KHK’ları ile yapılan işlemlere yönelik denetim yetkisine sahip olup olmadığı ile ilgili bireysel başvurulara yönelik bir karar açıklamamıştır.

Ayrıca Danıştaya yönelik açılan davalarda görevsizlik kararı ile idare mahkemelerine yönlendirilen davaların süreçleri de devam etmektedir.

İdare mahkemeleri açılan davalarda OHAL KHK’larının mahkemelerce denetlenemeyeceğini ve yetkilerinin olmadığını kararla tüm davaları reddetmektedirler ve bu davalar halen devam etmektedir.

OHAL komisyonu 23 Ocak 2017 tarihli 685 sayılı KHK ile kurulmasına karar verilmiştir. 29 Nisan 2017 tarihli 690 sayılı KHK ile OHAL komisyonu üyelerine yönelik değişiklikler ve çalışma prosedürüne ilişkin yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu komisyonun 16 Mayıs 2017 tarihinde kurulduğuna ve üyelerinin belirlendiğine yönelik Başbakan tarafından 24 Mayıs 2017 tarihinde bir mektupla AİHM bilgilendirilmiştir.

Venedik Komisyonu 865/2016 tarihli raporu OHAL KHK’larının hukuki durumunu ortaya koymaktadır. Bu raporun 221-223 maddelerinde OHAL komisyonu kurulmasını ve hangi kriterlere göre hareket etmesi gerektiğini belirtmiştir.

Ohal Komisyonu:

  1. Kararlarının; bireyselleştirilmiş, hukukun üstünlüğü temel ilkelerine saygılı ve somut kanıtların incelendiği ve gerekçeli olması,
  2. Bu komisyon, bağımsız ve tarafsız bir yapıda olmalı, yeterli tazminat sağlamak için uygun statükoya ve/veya restore etmek için yeterli güce sahip olmalıdır.

AİHM, Venedik Komisyonu raporuna atıfta bulunarak OHAL Komisyonu ile ilgili beklentilerin karşılanması yönünde ilgili devlete hatırlatmalarda bulunmuştur. Venedik komisyonu, AB ve AİHM tarafından görüşlerinin ve raporlarının dikkate aldığı önemli bir anayasal üst kuruluştur.

Hukuki Değerlendirme

Başvuru AİHS maddelerinden 6-1, 2 ve 3, 7, 8, 10, 11, 13 ve 14 ihlal edildiğini iddia etmektedir.

Mahkeme, başvuranın Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvurusunun olduğunu saptamıştır. Bu bağlamda, başvuru sahibi AYM’nin iptale yönelik tedbire itiraz olanağı sağlayacak etkili bir iç hukuk olarak kabul edilemeyeceğini savunuyor. Bu tezini kendi üyelerini ihraç eden AYM’nin bu ihraca yetki veren KHK’yı denetlememiş olduğundan başarı şansı olmadığını savunuyor.

Mahkeme iç hukuk yollarının tüketilmediğine hükmettiğinde amaç, sözleşmeci devletlere ihlallerin önlenmesini veya düzeltilme fırsatı vermektir. (AİHS madde 13’e göre AİHS’nin 13. maddesinde başvuru için öngörülen “ulusal makam”ın yargı organı niteliğinde olması şart değildir; bu organ etkili bir idari makam da olabilir. Etkili bir başvuru makamının mevcut olup olmadığını belirlemede, başvuru için söz konusu olabilecek ulusal makamların tümü birlikte değerlendirilecektir. Devletler, bireylerin “ulusal bir makama başvuru hakkı“nı, hakkın özünü ortadan kaldırmayan belli koşullara, süre ve şekil şartlarına bağlayabilirler.)

AİHM başvuruları başvuru yapıldığı andaki iç hukukun tüketilmesi kurallarına bağlı kalarak kararları açıklar. Devletlere karşı işlenen vakalarda özel kurallar geliştirebilir.

Bu başvurunun ardından 23 Ocak 2017 tarihinde resmi gazetede yayımlanan 685 sayılı KHK ile OHAL Komisyonunun kurulacağını, başvurularının başvuru süresi ilan edildikten 60 gün sonrasına kadar yapılacağını, başvuruların alınması maksimum 6 ayla sınırlandırılmış ve son tarih 23 Temmuz 2017 olarak belirlenmiştir.

Bu komisyonun kararlarına karşı idare mahkemelerinde iptal davaları da açılabilecektir. İdare mahkemeleri kararları sonucu üst mahkemelerde de sonuç alınamazsa bireysel başvuru ile AYM ye dava açılabilecektir.

AİHM, insan haklarını koruyan ulusal sistemlerin önemli olduğundan hareketle ilgili devletlere bu ihlallerin düzeltilmesine yönelik ulusal fırsat vermeyi benimsemiştir. Komisyon kararları sonrası açılan yargı yolu önemlidir.

OHAL Komisyonu sonrası açılan yargı yolunun etkili bir iç hukuk yolu olup olmadığı tespit etmek başvurucunun üzerine düşen bir görevdir.

    AİHM, 685 sayılı KHK ile tanıtılan çarenin önsel erişilebilir bir çare olduğu sonucuna varmıştır. Bu komisyonun makul bir hak arama yolu olup olmadığına yönelik bir karar ancak bu komisyonun uygulama sonrası verdiği kararlarla görülebilir.

Bununla beraber, Mahkemenin kararı, gerektiği takdirde, 685 sayılı KHK ile oluşturulan yeni başvuru yolunun etkililiğinin ve gerçekliğinin, Komisyon ve ulusal mahkemelerin verecegi kararlar ve bu kararların uygulanması ışığında teorik ve pratik bakımdan yeniden gözden geçirilmesi olasılığını saklı tutmaktadır.

  AİHM, yeni bir hak arama yolu olarak tanımlanan ve yargı yolunu açan OHAL Komisyonunu tedbirinin etkinliğine dair ispat yükünün ilgili devlete ait olduğu belirtmiştir.

Yazı izinsiz kullanılamaz. Basvuruyorum.com

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*