Ceza ve Disiplin Hukuku Farkı; Ana Baba Çocuk üçlemesi

Adalet bakanı Abdülhamit GÜL dün TBMM Bütçe görüşmeleri sırasında sorulan sorulara cevap vermiştir. Açıklamalarında ceza hukuku ile disiplin hukukuna yönelik tanımlamalarda bulunmuştur. Açıklamasında; memur disiplin hukukuyla ceza hukukunun birbirinden farklı işlediğini, bir kişinin ceza hukuku anlamında terör örgütü üyesi olmasa bile disiplin hukukunda bir iltisakı olduğu için kamunun bu kişiyle çalışmak istemeyebileceğini söyledi.

Forum sayfamızda ceza hukuku ve disiplin hukuku ile ilgili tartışmalarda en net benzetmeyi CEREYAN41 adlı üyemiz yapmıştır.

Arkadaşlar ceza hukuku ile disiplin hukuku çoğumuz karıştırıyoruz. Bir benzetme yapmak istiyorum.

Baba = Ceza Hukuku
Anne = Disiplin Hukuku

Çocuk dışarıda üstünü kirletiyor, eve gidince annesinden azar işitiyor. Baba için üstünü kirletmesi sorun değil.
Çocuk dışarıda kavga ediyor, dayak yiyor.Eve gelince çocuğuna kızıyor, benim çocuğum nasıl dayak yer diye. Anne için pek sorun değil.
Çocuk dışarıda kavga ediyor, dayak yiyor, üstünü başını kirletiyor. Anne baba bu duruma çok kızıyor.

İşin mizahı tarafı bir yana gerçekte ceza ve disiplin hukuku arasında bağlayıcı uygulama farkları bulunmaktadır.

Ceza hukukuyla disiplin hukuku arasındaki bağlayıcılığa ilişkin aşağıdaki tanımlamalar yapılabilir.

  • Ceza yargılaması sonucunda suçun memur tarafından işlendiği tespit edilerek memur mahkum olmuşsa disiplin cezası verilmesi zorunludur.
  • Fiilin vuku bulmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat karan disiplin makamlarını bağlar.
  • Delil (kanıt) yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararı disiplin makamlarını bağlamaz.
  • Beraat kararı subuta (gerçekleşen) eren eyleme disiplin cezası verilmesini engellemez.
  • Hukuka uygunluk nedenleri bulunması halinde verilen beraat kararı disiplin makamlarını bağlar.
  • Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar, disiplin makamlarını bağlamaz.
  • Cezanın tecil edilmiş olması disiplin makamlarını bağlamaz.
  • Ceza kovuşturmasının zaman aşımıyla düşmesi disiplin makamlarını bağlamaz.
  • Ceza yargılaması sonucunda suçun işlendiği tarihte ceza ehliyetine sahip olmadığı sabit olan memurun,disiplin hukuku açısından da ehliyeti bulunmaz.
  • Kamu davasının düşmesine karar verilmesi disiplin makamlarını bağlamaz.
  • Yetkili makam tarafından kovuşturma izni verilmemiş olması nedeniyle ceza yargılaması yapılamaması disiplin makamlarını bağlamaz.
  • Takibi şikayete bağlı olan suçlarda şikayetten vazgeçilmesi disiplin makamlarını bağlamaz.
  • Takibatın af kanununa göre ortadan kalkmış olması disiplin cezası verilmesini engellemez.

Benim konu ile ilgili yorumum:

Burada olaya şu açıdan bakmak lazım. Terör örgütü üyeliği ile adli soruşturulan/yargılanan birisi için deliller sendika üyeliği, banka hesabı, çocuğunu okula gönderme vs vs.

Bu delillerle kişilerin kovuşturmaya yer olmadığına veya delil yetersizliğinden beraat kararı almaları hukukun gereğidir. Adlimakamların bu kararı idareyi her türlü bağlar. Suçlamanın temel unsuru örgüt üyeliğidir. Örgüt üyesi olmadığın bu delillerle ceza hukukunun bir parçası olamaz ancak disiplin hukukunun bir parçası olarak görülebilir anlayışı hukuk ilkelerine aykırıdır.

Disiplin hukuku içinde yazılı kurallar devletin yasal sendikalarına üye olmayı, yasal bankalarına para yatırmayı, devletin yasal okullarına çocuklarını göndermeyi belirlemiş olsaydı, o zaman disiplin hukuku bu eylemler için kişilere ceza verebilirdi.

Normal disiplin hukuku kuralları içinde ceza veremeyecekleri için iltisak ve irtibat zımbırtısını kanuna eklediler. Şu ortamda 6749 sayılı kanunun (667 s KHK) 4. maddesi kurumlara normal bir disiplin işleminden farklı olarak kişilerin kamudan ihracında KANAAT ve DEĞERLENDİRME ile savunma bile almaksızın işlem yapmaya imkan vermektedir.

KANAAT ve DEĞERLENDİRME nin nasıl olacağı net olarak kanunda tanımlanmadığı için bu kanununu uygulayacak idarenin kişisel husumetlere ve yoruma dayalı işlemlerle hareket etmesine imkan verir.

Ayrıca bir memurun kamudan ihracında anayasal kurallar vardır. Memur savunması alınmadan ihraç edilemez.

Kinesyoloji

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*